Webinar Söyleşi Serisi #7 Gülçin Yahya Kaçar

  • ANA SAYFA
  • DUYURU, HABER, ETKİNLİK
  • DUYURU DETAY
Haberler

Webinar Söyleşi Serisi #7 Gülçin Yahya Kaçar

  •  21 Nisan 2021 Çarşamba
  •  75 Görüntüleme
  •  Yazdır

Üniversitemiz Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü tarafından Webinar internet söyleşi serisi, İnstagram uygulaması togukonservatuvar hesabı üzerinden canlı yayın ile gerçekleştirilmeye devam ediyor.

Bu kapsamda yedinci söyleşi olarak 21.04.2021 tarihinde İnstagram üzerinden canlı yayın ile Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü Öğretim Görevlisi Ahmet Hakan Baş, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi, Bestekâr ve Ud sanatçısı Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar ile bir söyleşi gerçekleştirdi.

Gülçin Hanım söyleşiye kendini tanıtarak başladı. Küçük yaşta mûsikîye başlayıp mandolin kursuna gittiğini ve özellikle lise dönemi itibari ile mûsikî eğitiminin daha yoğunlaştığını dile getirdi. Bir arayış halinde müziğe uzun bir ara verdikten sonra bir müzik mağazasında Ud sazını gördüğünü ve Ud sazını orada inceleyince Ud sazından çok etkilendiğini ve Ud sazına bu şekilde başladığını belirtti. Gazi Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü’nü kazanıp Türk müziği sazları eğitimi orada olmadığı için Türk Müziği öğrenme isteği ile yan flüt eğitimi aldığını ifade etti.

Gazi üniversitesi Müzik eğitimi bölümünde okurken aynı dönemlerde büyük hoca Cinuçen Tanrıkorur ile meşk etmeye başladığını anlattı. Lisans eğitiminden sonra Selçuk Üniversitesi müzik bölümünde Öğr. Görevlisi olarak başlayıp 9 sene çalıştığını söyledi. Daha sonra Gazi üniversitesi Müzik eğitimi bölümüne Öğr. Görevlisi olarak geçip akademik hayatına burada devam ettiğini aktardı. Akademik hayatında daha sonra Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarında devam ettiğini ve son olarak yakın tarihte Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi bünyesine geçen bu konservatuvarda hizmetlerini sürdürdüğünü belirtti.

Ud sazı öğretiminin meşk yöntemiyle mi yoksa metot ile mi eğitim olması gerektiği sorusuna binaen Gülçin Hanım; mûsikî eğitiminde meşk yöntemi ile metot’un beraber olması gerektiğini vurguladı. Bilhassa Türk Müziği eğitiminde hocanın bilgi, birikim ve tecrübelerinin ancak meşk yolu ile aktarılacağını söyledi. Bir hocanın rahle-i tedrîsâtından geçmenin bu kazanımlar için şart olduğunu ve o kazanımlarla beraber teknik eğitim için metot yolunun da eğitimde olması gerektiğini belirtti. Hem meşkin hem metotun önemini Cinuçen hoca ile yaptıkları derslerden örnekler vererek pekiştirdi.

Sayın Yahya Kaçar; bir sazendenin sazı ile meşgul olma şeklini ve süresini anlatarak söyleşiye devam ederken, sazendenin sazı ile günlük olarak her zaman yoğun bir şekilde meşgul olması gerektiğini ifade etti.

Ahmed Hakan Baş’ın “eğitim, akademik hayat mı yoksa sanat, icrâ hayatı mı daha önde olmalı?” sorusu üzerine Gülçin Hanım; bu iki hayatın beraber ve dengede gitmesi gerektiğini söyledi. Bu iki hayatın beraber olması gerekliliğini ise; Birisinde nesil yetiştirmek hizmetinin olduğunu diğerinde ise icrâ ile yurt içi ve yurt dışında bir temsil olduğunu ayrıca kişinin icrâ yönünün bu şekilde diri kaldığını anlatarak izah etti.

Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Günümüz Ud sazları hakkındaki görüşlerini “Günümüzde bu konuda çok şanslıyız. Ud yapımcılarına çok teşekkür ediyorum. Eski Ud’lara nazaran şuan çok daha iyi Ud’lar yapılıyor. Yurtiçi ve yurt dışında Türk Ud yapımcılarının Ud’larının çok kaliteli olduğu görülmektedir” diyerek aktardı.

Ud sazı eğitiminde taksim taklidinin gerekliliği konusunda Gülçin Hanım; İnsanın, Mûsikî’de taklit ederek geliştiğini ve her sazda olduğu üzere başta Tanbûrî Cemil Bey, Ud alanında Nevres Bey, Yorgo Bacanos gibi büyük üstâdların taksimlerini ezber etmek neticesinde çok çalışmanın neredeyse şart olduğunu vurgulayarak sözlerine devam etti.

Sahnede heyecan ve performans kaygısı yaşayanlar adına bu sıkıntılardan uzaklaşması için önerileri sorulduğunda Sayın Yahya Kaçar; heyecan olmadan bu işin olmayacağını, heyecanın bu işin ciddi bir parçası olduğunu ifade etti. Yapılan icrânın en üst düzeyde olması durumunun, kişinin heyecandan arındığını gösteren bir unsur olmadığını belirtirken, heyecanı asgari düzeye indirip, heyecanın kontrol edilmesi gerektiği çözüm önerisini dile getirdi. Bu önerinin uygulamalarında; kişinin kendini kaydedip sürekli denetlemek maksatlı dinlemesiyle, her zaman her yerde dinleyen sayısı gözetmeden sürekli icrâ etmesiyle, heyecanı asgari düzeye indirmeye, heyecanın kontrol edilebilir hale getirilebileceğine değindi.

Konser ve kayıt icrâlarında kendini eleştirme durumunun sürekli aktif olduğunu ve kendini eleştirirken hem kendi gözünden hem de “hocam görse ne derdi?” düşüncesiyle hocalarının gözünden sürekli yaptığını anlattı.

Gülçin Hanım akademisyenliğinin ve icracılığının yanında bestekârlığı hakkında şu bilgileri paylaştı; beste çalışmalarına hocası Cinuçen Tanrıkorur ile beraberliği zamanında hocasının kendisinden bir “Seyr-i Nâtık” bestelemesi isteği üzerine başladığını söyledi. Daha sonra hocasının da ciddi teşvikleri ve beste konusundaki eğitimleri ile bestekârlık yönünün gelişerek devam ettiğini dile getirdi. Değişik formlarda 216 adet sözlü ve saz eserleri bestelediğini ve sözlü eserlerinin çok büyük bir çoğunluğunun güftelerini eşinin yazdığını söyledi. Son zamanlarda Çanakkale, Mehmet Akif Ersoy gibi “tema” konulu besteler yaptığını aktardı. Beste yapması için mutlu ve keyifli olması gerektiğini belirtti.

Bestekârlıkta günümüz mûsikî anlayışını yakalamanın ve geçmişi tekrardan kurtulmanın gerekliliği ile bu alanda örnek olarak Cinuçen Tanrıkorur Bestekârlık anlayışındaki güncelliği dile getirmiştir. Mûsikîdeki yeni anlayışları eski anlayışlarla, eski anlayışı koruyarak, birleştirmenin gerekliliğini ifade etti.

Kitap yayınları hakkında Gülçin Hanım; yayınlanmış 10 kitabı olduğunu ve bazılarının 4’er, 5’er baskı yaptığını söyledi. İlk kitabının Ud metodu olduğunu ve günümüz ihtiyacına binâen daha sonra “Ud alıştırmaları” kitabını çıkardığını anlattı. Yayınlarına “Türk Müziği Çocuk Şarkıları” ve “Türk Musikisi Rehberi” kitaplarıyla devam ettiğini belirtti. Türk Musikisi Rehberi kitabının kendisi için ayrı bir yeri olduğunu sözlerine ekledi. Güfteler ve güfte anlamları hakkında “Klasik Türk Musikisi Güftelerinde Osmanlıca Kelime Ve Terkipler” kitabını yayınladığını aktardı. “Gülzâr-ı Mûsikî” eserinin çevirisini yaptığını söyledi. Son olarak yayınladığı “Türk Musikisinde Eser Ve İcra Tahlili Yöntemleri” kitabında; Türk müziği eserlerinin form, güfte, biçim gibi daha birçok alanda geniş ve detaylı analizinin nasıl yapılması gerektiğini kendi bilgi ve birikimlerinden oluşturduğu yöntemlerle aktardığını dile getirdi.

Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Kurmuş olduğu Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarının kuruluş süreci hakkında bilgiler verdi. Ankara’da akademik hayatında böyle bir okul kurmak için çok gayret sarf ettiğini söyledi.  Uzun çabalarla oluşturulan başvuru sonucunda Gazi Üniversitesine Türk Müziği Devlet Konservatuvarını kurduklarını büyük bir mutlulukla anlattı.

Sayın Yahya Kaçar, Genç mûsikî icrâcı adaylarına; hayatta olan üstatlarla tanışmayı, onlardan istifâde etmeyi ve sürekli dinleyip, okumayı tavsiye ederek söyleşiye son verdi.

Bu keyifli söyleşi ile devam eden Webinar söyleşi serisi Devlet Konservatuvarı tarafından 2020-2021 eğitim öğretim yılı bahar döneminde yapılmaya devam edecektir. 

Söyleşiyi izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız.

Webinar Söyleşi Serisi #7 Gülçin Yahya Kaçar





Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Kampüsü Taşlı Çiftlik Yerleşkesi Tokat / Merkez Posta kodu: 60100 Tasarım: Bilgi İşlem Daire Başkanlığı [Web Grubu], 2018© Tüm Hakları Saklıdır.