Webinar Söyleşi Serisi #16 Murat Aydemir

Haberler

Webinar Söyleşi Serisi #16 Murat Aydemir

  •  15 Haziran 2021 Salı
  •  91 Görüntüleme
  •  Yazdır

Üniversitemiz Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü tarafından Webinar internet söyleşi serisi, İnstagram uygulamasında “togukonservatuvar” resmî hesabı üzerinden canlı yayın ile gerçekleştirilmeye devam ediyor.

Bu kapsamda on altıncı söyleşi olarak 15.06.2021 tarihinde İnstagram üzerinden canlı yayın ile Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü Öğr. Gör. Funda Keklik Kal, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği korosu Tanbûr sanatçısı Murat Aydemir ile bir söyleşi gerçekleştirdi.

Sayın Aydemir söyleşiye kendini tanıtarak başladı. 12 yaşında Tanbûr çalışmaya başlayarak ortaokul, lise ve üniversite derecelerini İTÜ Devlet konservatuvarında 10 yıl kesintisiz okudu. Necdet Yaşar ve Necip Gülses gibi Tanbûr sazında üst seviye üstat hocalarla çalıştı.

Okul yıllarında icrâ tekniğini geliştirmek için piyano metotları gibi farklı enstrüman metotlarından devşirerek kendi kendine etütler yazdığını ve uzun zaman sonra ders vermeye başladığı zamanlarda bu yazdığı etütlerle Tanbûr metodunu oluşturduğunu söyledi. Yazdığı “Makam Rehberi” kitabının da kendi hocalarından duyduğu makam tariflerini yazmasıyla oluşturduğunu söyledi.

Öğrencilere metot/etüt çalışması dışındaki tavsiye yol olarak kendi uyguladığı; Tanbur icrâsı için oturuş, mızrap tutuşu, sap icrâsında hareketler için mini etütler, çarpma etütleri ve son olarak eser icrâsına geçiş yolunu tavsiye etti. Bir icrâcıya tekniğini diri tutması için günlük olarak, düzenli olarak egzersiz yapmayı tavsiye etti.

Necdet Yaşar Korosunda epey görev yaptıktan sonra ikinci saza başlama isteğinin içinde oluştuğunu ve bu vesile ile Kemençevî Derya Türkan aracılığıyla rahmetli İhsan Özgen’den bir kemençe edindiğini anlattı. Lakin kemençe çalışması pek fazla uzun süreli çalmadan/çalışmadan kemençeyi bırakıp başka bir enstrüman arayışına girip bu vesile ile Lavta sazına yöneldi. Tanbûr sazına yakın olduğu için biraz daha rahat çaldığını/çalıştığını söyledi.  

Bir icrâcının “İcrâ’da kendini bulma, kendi icrâsını ortaya koyma” durumuna öğrencilik zamanından sonra ulaşmaya başlayacağını söyledi. 4 yıllık bir eğitimin; her sene farklı basamaklar çalışılarak, bu esnada alandaki her büyük icrâcıyı çok dinleyip taklit etmeyle geçeceğini ve bu süreçten sonra icrâcının kendisini bulmaya başladığını anlattı.

Tanbûr için küçük boyutlu zenne tanbûr ile 10-11 yaşlarında eğitime başlanabileceğini aktardı.

Kendisinin, tercihi ile çok uzun süre icrâcı yönünün ön planda olduğunu söyledi. Ders vermeyi uzun zaman yapmadığını ve ders yapmaya başladığında aslında ders verenin çok daha şey öğrendiğini ve bu şekilde öğretici yönünün de oluştuğunu söyledi.

Tanbûr sazında akord sıkıntısı konusunda icrâ edilecek Tanbûr sazının durumu ve derecesi bu konuda en belirleyici etken olduğunu söyledi. Standart ve daha iyi derecede Tanbûrlarda yeni enstrüman yapım teknikleri ile artık akord sıkıntısının çok aşırı bir şekilde yaşanmadığını aktardı.

Günümüze gelen süreç içinde Tanbûr sazındaki artan perde sayısı konusunda; aslında az perdeli Tanbûr’dan daha iyi ses çıktığını ve daha iyi tınladığını belirtti. Yakın geçmiş ve Günümüz İcrâlarında aynı anda çok çeşitli akordların bulunması durumumun oluşup artmasından ötürü Tanbûr sazında perde artışının mecburen oluştuğunu söyledi.

Sacit Gürel usta başta olmak üzere Barış Yektâ Karatekeli ve Mustafa Gencel ustaların Tanbûr’larını kullandığını ve Sacit Gürel ustanın Tanbûrlarının, genel olarak kendisinin tavrını oluşturduğu/duyurduğu için Sacit ustanın yerinin kendisinde çok ayrı ve özel olduğunu belirtti. 

Akord ve tını olarak Tanbûr-Kemençe saz ikilisinin çok yakıştığını söyledi. Udi Serhan Aytan, Kanuni Taner Sayacıoğlu gibi üstatlarla yaptığı ikili icrâ örnekleri ile de bu yakışan iki saz durumunun icracılarının uyumuna bağlı olduğunu söyledi.

Tanbûr sazının her icrâ topluğununda bulunmasının şart olmadığını, Tanbûrun adeta “icrâ seçtiğini” söyledi. Dede Efendi veya Itrî eserleri icrâsında Tanbûr sazının yokluğunun düşünülemediğini ancak klarnet, darbuka gibi bir icrâ ekibinde ise Tanbûr sazının varlığının düşünülmemesi gerektiğini anlattı.

Kullandığı Tanbûr sazı tellerinin çok uzun arayışlar, uğraşlar neticesinde Almanya gibi farklı ülkelerden “enstrüman için yapılmış özel” telleri kullandığını söyledi.

Dinleyip etüt ettiği, örnek aldığı sanatçılar bazında; gelmiş geçmiş bütün Tanbûr icrâcıları tamamı, diğer sazlardan en üst seviye icrâcıları söyledi ve icrâ edilecek eserin en iyi icrâsını Tanbûrî olmasa da kim yaptıysa ondan dinlediğini anlattı.

Taksim yapma konusunda; taksim yapmanın, makamlarda inişli çıkışlı bir seyir yapmak olmadığını, insanın konuşması gibi adeta enstrümanın konuşması olduğunu söyledi. Konuşma şeklinin nasıl ki hitap, diksiyon gibi birçok alanı varsa taksim yapmanın da, makamı çok iyi bilme, müzik cümlesi kurabilme gibi hakimiyet gerektiren alanları olduğunu anlattı. Taksim yapmak bu şekilde komplike düşünülüp layıkı ile çalışıldığı zaman ortaya doğru taksim icrâsının çıkabileceğini aktardı.

Eser icrâsı ve taksim etme alanlarının ikisini de çok sevdiğini belirten Sayın Aydemir; esere göre veya taksim icrâsının yerine, zamanına, ruh haline, hitap ettiği kesimin durumuna göre iki alandan birisinin ağır bastığını söyledi.

Klasik Batı müziği, İran, Hindistan, Azerbaycan, Portekiz müziklerini severek dinlediğini ve bu şekilde farklı müzik kültürlerinin oluştuğunu söyledi.

Özel bir proje olarak Itrî yılında “Itrî ve Bach” albümü yapıldığını söyledi. Alanında en iyi çello, duduk icracılarının bir araya geldiğini ve bu projenin kendisinde ayrı bir yeri olduğunu söyleyerek söyleşiyi tamamladı. 

Bu keyifli söyleşi ile devam eden Webinar söyleşi serisi Devlet Konservatuvarı tarafından 2020-2021 eğitim öğretim yılı bahar döneminde yapılmaya devam edecektir.

Söyleşiyi izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız.


Webinar Söyleşi Serisi #16 (İnstagram)




Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Kampüsü Taşlı Çiftlik Yerleşkesi Tokat / Merkez Posta kodu: 60100 Tasarım: Bilgi İşlem Daire Başkanlığı [Web Grubu], 2018© Tüm Hakları Saklıdır.