Webinar Söyleşi Serisi #11 Ümit Atalay

Haberler

Webinar Söyleşi Serisi #11 Ümit Atalay

  •  11 Mayıs 2021 Salı
  •  78 Görüntüleme
  •  Yazdır

Üniversitemiz Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü tarafından Webinar internet söyleşi serisi, İnstagram uygulamasında “togukonservatuvar” resmî hesabı üzerinden canlı yayın ile gerçekleştirilmeye devam ediyor.
Bu kapsamda onuncu söyleşi olarak 11.05.2021 tarihinde İnstagram üzerinden canlı yayın ile Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gamze KÖPRÜLÜ, İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama topluluğu ritm sanatçısı ve şefi Ümit ATALAY ile bir söyleşi gerçekleştirdi.
Sayın Atalay söyleşiye kendini tanıtarak başladı. 1958 Mardin’de doğduğunu, ilk ve orta öğretim tahsilini Diyarbakır’da tamamlayıp İTÜ Konservatuvarına lise zamanında girdiğini aktardı. Konservatuvarda meslek sazında Kani Karaca, usûl dersinde Hurşit Ungay hocalarda meşk etti. 1985 yılında İzmir Devlet Klasik Türk Müziği korosunda kudümzen olarak çalıştı. Aynı zamanlarda Ege Üniversitesi konservatuvarında Öğretim görevliliği yaptı. 1990 senesinde Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği korosunda kurucu şeflik yaptı. Birkaç sene sonra sonra Bursa Devlet Klasik Türk Müziği korosuna geçiş yaptı. Daha sonra İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği korosunda görev aldıktan sonra şu anki bulunduğu kuruma geçiş yapıp görevine devam etmektedir. Birçok farklı dilde ve formda eser okuyan bir sanat topluluğu kurduğunu ve bu toplulukla faaliyetlerine devam etmekte olduğunu anlattı.
Vurmalı çalgı talebelerine başlangıç için tavsiye bir çalgı olarak Ümit Atalay; kudüm sazını tavsiye etti. Dâire sazını da kudümle beraber öğrenilmesi gerektiğini anlattı. Dini Mûsikî icrâsı yapıldığında kudüm ve bendir sazları, Klasik Mûsikî icrâsı yapılırken kudüm ve dâire sazlarının icrasının olması gerektiğini belirtti.
Sayın Atalay, Vurmalı çalgı eğitiminde izlenilmesi gereken sistem konusundaki düşüncelerini “meşk” usûlünün üzerinde durarak aktardı. Usûl vururken diz dövüp öğrenmenin en iyisi olduğunu aktardı. Nota kullanılmayan meşk usûlü uygulanan dönemlerde diz dövülerek, usûl vurularak, eser okurken hoca her şeyiyle takip edilerek eser öğrenildiği için en iyi yolun bu olduğunu aktardı.
Her konservatuvar öğrencisinin kudüm gibi bir ritm sazı vurması gerektiğini aktaran Atalay, öğrencilerin farklı derslerde dahi geçtiği eserlerin teknik künhüne varabilmeleri için bir ritm sazı icrâsında bulunmaları gerektiğini anlattı.
Usûllerdeki mevcut tasniflerin gerekliliği konusunda en azından usûllerin öğretilirken tasnif edilmesi gerektiğini vurguladı.
Büyük usûllerdeki küçük küçük bölünmelerin, usûlleri okurken kesinlikle o şekilde bir bölünmeden uzak durulması gerektiğini anlattı. Devr-i Kebîr, Hafîf usullerini öğretirken bölerek değil tam kalıp haliyle öğrettiğini anlattığını diğer usûller için örnekledi. Usûllerdeki zayıf ve kuvvetli zamanların eserlerin ruhunu ortaya çıkarma konusunda önemini hafif ve semâî usullerinde örnekler vererek anlattı.  
Usûllerin günümüzde tahrip edilerek vurulması konusundaki fikirlerini Ümit Atalay; bilhassa cumhuriyetten sonraki dönemlerde birçok alanda sanat yerine zanaatin ön plana çıkması ile bu alanda da yozlaşmanın oluştuğunu aktararak başladı. “Velvele” kavramının göreceli olduğunu, Muzaaf Devr-i Kebîr, Muzaaf Devr-i Revân gibi bazı usûllerdeki velvelelerin kalıplaştığını ve değişmeyeceğini anlattı. Nim Evsat gibi bazı usullerin de yerine, ortamına, icrâ durumuna göre farklı vurulabileceğini söyledi.  
Repertuvar ve solfej eğitiminde usûllerin yerini Ümit Atalay, bir şiirin vezni ne ise bir bestenin de usûlünün o olduğunu anlattı. Aksak ve Ağır Çember usullerindeki özel konuları bu husus için aktardı. İnsandaki bütün vücut çalışma sisteminin, kalbin doğru ritmik atışı üzerine bina edilmesi gibi Türk Müziği eserlerinin tüm detaylarının da eserlerin kendi usûlleri üzerine inşa edildiğinin önemini söyledi.
Vurmalı çalgılar icrâsında belirli bir üslup-tavır mevcut mudur sorusu üzerine Sayın Atalay; kendisinin de dahil olduğu kudüm vurma üslûbunun Zekâizâde Ahmed (Irsoy)-Saadettin Heper-Kani Karaca zinciri üslûbu olduğunu anlattı. Böylelikle vurmalı çalgılarda da bir üslubun olduğunu anlattı.
Usûl icrâsında bulunan kişinin kendi velvelesini oluşturması gerekliliği konusunda böyle bir oynamanın olmaması gerektiğini anlattı. Usûl konusunda oluşması gereken birlik için bilhassa herkesin kendi velvelesini oluşturmaması gerektiğini de ayrıca belirtti.
Türk Müziğinde vurmalı çalgıların “Akord” hususunda; yakın zamana kadar akord meselesinin çok gündemde olmadığını, o dönemlerde ritm sazının yapıldığı zamanda olan akordunun hep devam ettiğini anlattı. Yakın dönemlerde uygulanmaya başlanan ve kendisinin de uyguladığı akort metodunda, icrâ edilecek makamın karar ve güçlü seslerinin baz alınması gerektiğini söyledi. İcrâ edilecek makamın karar sesinin ritm sazının “düm” bölgesini ve makamın güçlü sesinin ise ritm sazının “tek” bölgesini akort etmesi gerektiğini açıkladı.
Tarihte usûl kavramının, usûl darplarının, usûl düzümlemelerinin çok değiştiğini anlattı. Usullerin günümüze göre çok değişik olduğu zamanlarda bestelenen eserlerdeki o dönemin usûlünün vurulmasının bu sebepten ötürü zor olduğunu aktardı.
Günümüzde mevcut olan “Sanat Müziği usûlleri ve Halk Müziği usûlleri” ayrımının bu müziklerdeki teknik usûl detaylarının farklı olduğu için bu ayrımın doğru olduğunu söyledi.
Sayın Atalay Ritm sazı öğrencileri ve usûl öğrenen meraklılarına; kendi icrâ yapmak istedikleri alanda kaliteli icrâları çok dinlemeleri gerektiğini tavsiye etti.
Bu keyifli söyleşi ile devam eden Webinar söyleşi serisi Devlet Konservatuvarı tarafından 2020-2021 eğitim öğretim yılı bahar döneminde yapılmaya devam edecektir.
Söyleşiyi İzlemek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız.

Webinar Söyleşi Serisi #11 Ümit Atalay






Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Kampüsü Taşlı Çiftlik Yerleşkesi Tokat / Merkez Posta kodu: 60100 Tasarım: Bilgi İşlem Daire Başkanlığı [Web Grubu], 2018© Tüm Hakları Saklıdır.